Attila İlhan- An Gelir
an gelirpaldır küldür yıkılır bulutlargökyüzünde anlaşılmaz bir heybeto eski heyecan ölüran gelir biter muhabbetçalgılar susar heves kalmazşatârâbân ölür şarabın gazabından korkçünkü fena kırmızıdırkan tutar / tutan ölürsokaklar kuşatılmışkarakollar taranıryağmurda bir militan ölür an...
Asiye Ceyhan- Başkasına Mutlu
“Mutlu çingeneler bile gördüm” Aynı yerimden kaç yere vurulduysam O kadar mutluluk gördüm Otuz beş artı üçün kırk etmediği kadar çok insan gördüm Yine de iyi tanıyamadım hiçbir kediyi Gelinciklerin ve kurtların kavgasında hep taraf tuttum Aşk neredeyse diğer tarafta acıyla durdum Mutlu olduğunun...
Sezai Karakoç- Küçük Na’t
Göz seni görmeli, ağız seni söylemeli Hafıza seni anmak ödevinde mi Bütün deniz kıyılarında seni beklemeli Sen Eskimoların ısınması sevgililer mahşeri Aklım yeni bir akıldır çiçeklerden Mantığım mantığın üstünde yeni İçimde Nuh’un en yeni tufanı Dünyaya ayak basıyorum yeniden Göz seni görmeli...
Yusuf Toptaş- Cemre Yorgunluğu
Yüzünü okşayan yaslı meltemlerinde var bize borcu Yosun kokan nemli duvarlara adını kazımadığımı söylerse eğer Bir çift badem göze sığdıramadı içindeki boşluğu dersin Dudağında yarım kalmış bir yaz şarkısı Gözlerinde veda edemeyen mısranın son sözü Aklında baharı müjdeleyememiş cemre yorgunluğu...
Kadir Ünal- Karanlıkta Cesur Zenciler
karanlıkta deri değiştirmek çok da anlamlı değildir bir zenci için çünkü büyük harflerle yazılmış kurtarılmış bir bölgedir orası sonsuz bunalsanız ve bütün kainat ayağa kalksa bu böyledir kimse sökemez bu tabelayı sloganı budur yedi ceddinin sen diline doladın diye dolunayı alelade bir tesbih yerine yaşlı...
Elif Mina Daşçı- Beni Güzel Hatırla
Bunlar son satırlarım sana…Zira bir rüzgârdım;uçtum,esip geldim sokağına. Ya da bir yağmur sel oldumgözlerinde.Sonra kahvereng! gözler!nçekti beni toprağına.Kayboldum gözlerindeansızın… Beni güzel hatırla!Çünkü;sevmişim seni bir gün.Sana sırdaş olmak istedim,dost olmak istedim.Ben sanaher şey olmak istedim....
Hakan Ciğer- Mardin’de Az Ağızlı Kadınlar
Ne yapmalı bir yaz Mardin’de sokakları koştuğun kente yürüyemiyorsan Ben bu güneşte karıncadan yanayım Yüzüm uzun/ o düzlüğe iner Yüzümün bir yanı benim çok uzun/ çok siyah Yazı deyip yazmış bunu karınca Su deyip sevmiş Mardin’i Onun için daha bir dinlemek lazım çok saçlı çocukları Onlar bu...
Muhammed Eyüb Güngör- Zan
Henüz yirmi yaşında dünya Zannım döndürüyor dünyayı adımlarım Her yeni bir gün Göz kırpışlarım Gözlerimden taşan Dünyanın renkleri Kasvet siyahı Umut beyazı Mutedil Zaman Avuçlarımda Saçılan zerreler Kum saati Ne idi ardında olduğum Adımlarımı hızlandıran Avuçlarımdan zerreleri savuran Hüzün umut...
Harika Fatma Açıksarı- Sustu Uzaklar
Her şeyi bir kenara bırakalım mı? Sözlerin uzunluğu kenarların boylu boyunca uzandığı yollar gibi olsun O yollarda Düşelim Islanalım Saklanalım Bu sessizlik Gariban bir yalnızlık İçe çekilmiş inci tanesi gibi Beklenen gecenin Tiktak çalan saati Nasıl da zor Kabullenmek Ya vakti yoktu gelmeye ya da hiç istememişti...
Cahit Zarifoğlu-Mavi Gök Orda mı?
Bu şiir, şehrin paslı gürültüsüyle insanın içindeki suskun kuyuyu aynı anda duyuruyor. Kadıköy vapurunun kalabalığı, unutulmuş sokak lambaları, martıların beyhude dönüşleri ve lağım kıyılarında biriken hayat artıkları arasında dolaşan ses, bir kaybın çevresinde dönüp duruyor. “Mavi gök orda mı?”...
