Öykü

Öykü

Sadık Yalsızuçanlar’dan İki Minimal Öykü

Hafif sesler Ölümünden üç gün önceydi. Hatmi çiçeğiyle başını yıkadın. Saçını at kuyruğu yaptın. Şehir gibiydi bedenin. Günahımdan sorumlu tutmuyor gibi davranmıştın. Gıslaved çizmemi, yün çorabımı ayağıma geçirdim, kırmızı benekli eldivenlerimi taktım, mezarlığı geçerek kardelen aramağa...

Read More

Öykü

Sabahattin Ali- Ayran

Köyden istasyona giden yol, eriyen karlarla diz boyu çamurdu. İki mızrak boyu yükselen güneş, tarlaları hala örten karların üzerinde pırıltılarla ve göz kamaştırarak yanıyor, fakat yoldaki pis su birikintilerine vurunca donuk sarı bir renk alıp boğuluyordu. Kocaman ve altı çivili kunduralarını çıplak...

Read More

Öykü

Ömer Seyfettin- Külah

Mıstık, katmerli bir göçmendi. Bulgaristan’da doğmuş, büyüyüp biraz aklı başına gelince hemen, sınırın on dakika ötesine kapağı atmıştı. “Türkiye değil mi? Sınırı geçer geçmez Bağdat’a kadar hepsi aynı!” diyordu. Az zamanda Babyak’taki Türkçe bilmez Pomakların akıl hocası...

Read More

Öykü

Guy de Maupassant- Otel

Bir gün yaşlı Gaspard avlanmak için dışarı çıkar ve geri dönmez. Karlarla kaplı bu koca boşlukta köpeğiyle tamamen yalnız kalan genç Ulrich, arkadaşını arasa da bulamaz. Günler süren yolculukta Gaspard yalnızlık, mücadele, yaşamak isteği gibi düşüncelere girer, kapılır, sorgulamalar yapar. Maupassant halen...

Read More

Öykü

Abdullah Kasay- Kapıdaki Işık

Şivlilikten bir gün önce bütün mahalle yağ kokardı. Kiminin tavasında bişi kabarır, kiminin avlusunda kavurga çevrilir, bakkal Niyazi’nin camekânına renkli şeker paketleri yığılırdı. O kokular duvarlardan aşar, bacalara tırmanır, çocukların uykusuna kadar sokulurdu. Bizim ev o yıl hiçbir şey kokmuyordu. Annem...

Read More

Öykü

İki Buçuk

İşte gene hiç sevmediği bir duruma düşmüştü! Bin kez söylemişti kendi kendine ki, “Dolmuşa bindiğim zaman değil, inerken parayı vereceğim bundan sonra!” Olmuyordu, olmuyordu Allah belasını versin. Bundan önce bir değil, beş değil, belki de on, on beş, yirmi sefer hep aynı duruma düşmüş, şoförle...

Read More

Öykü

Ferit Edgü’den Üç Küçürek Öykü

Küçürek öykü dendiğinde Türk edebiyatında akla gelen ilk isimlerden birisi Ferit Edgü’dür. Ferit Edgü özellikle Hakkari’de Bir Mevsim romanıyla okurların gönlünde taht kurmuş, yazdığı her kitabıyla edebi dehasını sergilemiştir. Okurlarımız için Ferit Edgü’nün üç küçürek öyküsünü derledik. ÇÖL...

Read More

Öykü

Hişt, Hişt!..

Yürüyordum. Yürüdükçe de açılıyordum. Evden kızgın çıkmıştım. Belki de tıraş bıçağına sinirlenmiştim. Olur, olur! Mutlak tıraş bıçağına sinirlenmiş olacağım. Otların yeşil olması, denizin mavi olması, gökyüzünün bulutsuz olması, pekâlâ bir meseledir. Kim demiş mesele değildir, diye?...

Read More

Öykü

Oğlumuz

Edebiyatımızın en çok işlenen konularından biri de kuşak çatışmasıdır. Babalar ve oğulların hikâyesi sadece Turgenyev’le sınırlı kalmamıştır, baba oğul çatışmaları işlendiği kadar baba oğul arasındaki sıcak ilişki de çok kez kendine yer bulmuştur edebiyatımızda. Tarık Buğra’nın Oğlumuz...

Read More

Öykü

Köylü Avcısı

Nihayet gece saat ona doğru, daha önceden şöylece tanıdığım, bu kez ansızın yine karşıma çıkarak beni iki saat sokak sokak çekip dolaştıran bir adamla, bir şölene davet edildiğim konağın önüne geldim. ” İşte böyle!” dedim ve ayrılmamızın ille de gerektiğini belirtmek üzere ellerimi çırptım....

Read More
Close