Yüzünü okşayan yaslı meltemlerinde var bize borcu
Yosun kokan nemli duvarlara adını kazımadığımı söylerse eğer
Bir çift badem göze sığdıramadı içindeki boşluğu dersin
Dudağında yarım kalmış bir yaz şarkısı
Gözlerinde veda edemeyen mısranın son sözü
Aklında baharı müjdeleyememiş cemre yorgunluğu
Yüzünde boynunu öpemeyişinin sıkıntısı
Kalbinde okyanus sessizliği vardı dersin
Eklersin, “Bir bahar daha harcayamadı heybesinde bana benzeyecek kadar…”
Güzel bir şey bulamadığı için
Dünyanın son gününe nokta koyar, yine de vazgeçmezdi perilerin bile yazmaya çekindiği bu masaldan
Bak o zaman, nasılda boynu büküldü zamansız zamanların ardındaki hüznün
Nasıl açılırdı yediveren gülleri gibi saklı çaresizliği
Nasıl gererdi göğsünü, bitap düşmüş geceleri kucaklayıp
Yine sana gelirdim eli nasırlı bahçıvan çaresizliğimle
Anlaman için, sabahlarında bir mimarı olduğunu
Çünkü her insan evladı bilir ki,
Bir insan bir insanı bu kadar sevmemeli.
