Karacaoğlan’ın bu şiiri, insanın dünyaya gelişini ve buradan ayrılışını sade fakat sarsıcı bir dille anlatır. Ölüm karşısındaki çaresizlik, mahşer düşüncesi, dünyanın yüklerinden sıyrılma ve gerçek sevginin yöneldiği yer, şiirin temel izleğini oluşturur. Her dörtlükte insanın kendi acziyle yüzleştiği bir kapı aralanır; geriye ise faniliğin karşısında teslimiyet ve Hakk’a yöneliş kalır.
Üryan geldim gene üryan giderim
Ölmemeye elde fermanım mı var
Azrail gelmiş de can talep eyler
Benim can vermeye dermanım mı var
Dirilirler dirilirler gelirler
Huzur-ı mahşerde divan dururlar
Harâmî var diye korku verirler
Benim ipek yüklü kervanım mı var
Er isen erliğin meydana getir
Kadir Mevlâm noksanımı sen yetir
Bana derler gam yükünü sen götür
Benim yük götürür dermanım mı var
Karac’oğlan der ki ismim överler
Ağu oldu bildiğimiz şekerler
Güzel sever diye isnad ederler
Benim Hak’tan özge sevdiğim mi var
