13:56 Burası Bir Şiir

Zeynep Arkan-Orada Merhamet Varmış

Bazı yolculuklar göğe doğru başlar, fakat insanı kendi içine götürür. Elini tuttuğumuzda ayakları yerden kesilen birinin ardından bakarken, uçuşla düşüş arasındaki o ince çizgide bekleriz. Güneşe yüzünü dönen, sonra sırtını veren; uzaklaşırken gidene benzemeyen birinin hikâyesidir bu.

Burada rüya, unutmanın başka bir biçimi; uçmak, kurtuluş kadar düşüşün de adı. Kuşlar, zincirler, radarlar, güneş, yağmur ve kapanan pencereler aynı hikâyenin farklı işaretleri gibi belirir. Her şey yükselmek isterken bir şey mutlaka aşağıya çağırır insanı.

Ve sonunda geriye bir düş kalır. Çözülmeyi bekleyen harfleri, hatırlanmayan sözleri, güneş karşısında asılı kalmış temiz çamaşırlarıyla. Belki de şiir tam burada başlar: İnsan düştüğü yerden değil, düşüşünü anlamlandırmaya çalıştığı yerden konuşmaya başlar.

İlk sendin elini tutunca ayakları yerden kesilen

Hep aynı kalmanın laneti üzerinden gitti

İlk uçuşundu ya da kaçıncı acemiliğin

Yüzünü aydınlatan güneşe sırtını dönerek döne döne

Yine yüzün sonra sırtın ve yine

Yükseliyordun uzaklaşıyordun gidene benzemiyordun

İstiyordum, devam etmeye devam etmek

Sağlam ipler, metal zincirler, bol güneş

Yolun tozu kalkıyor, tepelerde üç çeşit kuş

Havalanıyorlar bütün, büyük, büyülü

Orada merhamet varmış, uçuşunu izleyen

Kadim dinlerde ölümden sonra uçar, kayıp bir dil gibi ruh

Rüzgâra kapılıp gitmenin gök katında bir anıtı

Çırpınışın tutsağı, hologram gösterisi

Bir rüyada her şeyin sonunu özetleyen

Zamanın karşısına alıp bir rüyayı koy

Çirkinse de koy yitmişse de bir unutuşla

Kanlı kavgasında dünyanın, kalbinin yedeğini al

Kabuğunu kırmasın diye her dokunan eliyle

Uzakları koy, çok uzakları, sabah uyanmayı kolaylaştıran

Kış bastırınca odaya kapatan hafta sonlarını koy

İçinden kolay çıkılmayan bir rüya olsun geriye doğru say

Uçak radarlarına takılan kuşları topla sürüsüyle boy

Bir uyurgezerin hazırlığı gibi toy

Çünkü düştün uçmakla kurtulacağın o yerde

Çünkü düştün

Bir intihar süsü gibi güneşe karşı asılmış temiz çamaşırlar

Çünkü düştün

Çin porseleni gibi sözlerin hiç akılda kalmadı

Çünkü düştün

Yağmurla biten bir piknikten kalmış gibi çürüdün

Pencereni kapat, sonsuz kızaran günbatımında

Harfleri çözeceğiz, biten rüyalarda yaşayan.

Close