14:27 Burası Bir Şiir

Yağmurun İnceliğini Meteorolojiden Öğreniyoruz-Bülent Keçeli

Bazı şiirler bir duyguyu anlatmaz; onun içinde dolaşmanın imkânını kurar. Bu metin de yağmuru meteorolojik bir olay olmaktan çıkarıp hafızanın, bedenin ve aşkın dolaştığı bir alana dönüştürüyor. Islanmak, kopmak, akmak ve tahmin etmek arasında gidip gelen dizeler, dış dünyadaki yağmurla insanın içindeki yağışı aynı gökyüzünde buluşturuyor. Okur, her imgenin yeni bir kıvrıma açıldığı bu şiirde kesin anlamlar değil, çoğalan çağrışımlar ve kişisel bir iklimle karşılaşıyor.

Osman Özbahçe’ye…

yağmurun sırrından koparmak için

bir efor sarfettim

selam boyu kabarttım durdum dövmelerin canını

her kıvrım bir akıntıyı getirdi derinlik arayışıyla

aşkın aynasını sırtımdan kopardım

nadir bir akışa bıraktım kendimi

neminden karıştığım dünya eforsuz bir ıslanmaydı

ben bir yerimde terimden sıçrayanları tutamadım

erimeyen bir kopuştu geçişten geçişe tüneller

size sağnakla bakıyordum

merhameti olmayanın işi yoktur dairesi vardır

meteoroloji neye yarar

kamaşmanın evrensel anlamı dışında

kamaşır durumlar

merhamete diş geçirebilir mi meteoroloji

aşkın deliği de gülücüklerden sayılır

her halde bir tahminin vesayetidir

kamuya mal olmuştur yağmur

aşk ve yağmur kişisel tahminlerdir

Close