14:48 Yazı

Celâl Fedai’den Şiir ve Metafizik Üzerine Bir Alıntı

Şiir ve metafizik, bırakalım birlikte anılıp algılanmayı bir başlarına durduklarında bile uzak bir diyardan nasıl olmuşsa kalkıp gelmiş birer istenmeyen konuk olageldi insan neslinin ekseriyeti için. Geçmiş çağlarda da durum bugünden pek farklı değildi. Şiirin ve metafiziğin konuk oluşları hiç değişmedi. Bana göre ikisinin de istenmeyen oluşlarının izahı, kimde konakladıysa onun için mahiyetlerinin maliyetlerini pahasız kılışında. Bu hâlleriyle her ikisi de insan hayatı, zihni için birer konuk olabilirdi ancak. Gelip bütünlüğüyle insan denen varlığın hayatına yerleşmeleri, o varlığın mahvına neden olurdu çünkü. Bu yüzden hem şiir hem de metafizik, mahviyeti her zaman yüksek birer misafir olarak ağırlanmak için yoklayıcı olmakla mahiyetlerini tebarüz ettirmişlerdir. Yokluğunun gerek zihni gerekse hayatı, yoklayıcının sonraki uğramalarından ancak kapısı hâlâ açıksa nasibini alabilmiştir.

İmdi, hakikatin, yani şiir ve metafiziğin istenmeyen konuk olma hâlinin yukarıda dediğimiz gibi olmadığını söylemenin vaktini geçirmeyelim. Bunu birazdan maruz kalacağımız yolculuk için bir hazırlık olarak yaptık. İşin aslı şiir ve metafizik, insan neslinin sadece fiziğe ait alanda yerleştikleri vehminden kurtulup kendilerine rinde de hiç değilse eğleşmelerini isteyen, kapıları daima açık iki misafirperverdir. Şu durumda onların konuk oluşunun değil onlara konuk olmanın, Kavafis’in dediği gibi, bir mahiyeti söz konusu olacak bizim için:

yolda kazandıklarınla zaten zengin,
İtaki’den zenginlik beklemeyesin.

Suyu Seveni Derin Batırın Irmağa: Şiirin Rejenerasyonu Üzerine, Celâl Fedai, Ketebe Yayınları, 2024 (Alıntıdır.)

Close