İtalya’daki Bologna Üniversitesi, Umberto Eco’nun kişisel kitaplığını araştırmacıların ve okurların erişimine açtı. Yazarın evindeki raf düzeni ile çalışma alışkanlıklarını yansıtan kurgu da büyük ölçüde yeniden oluşturuldu.
Umberto Eco’nun ölümünün ardından geçen on yılın ardından Bologna Üniversitesi bünyesinde kurulan Biblioteca Eco, yazarın 32 bini aşkın kitaptan oluşan kişisel kütüphanesini araştırmacıların ve okurların erişimine açtı.
Koleksiyonun omurgasını Eco’nun akademik çalışma alanlarını yansıtan felsefe, göstergebilim, Orta Çağ tarihi, edebiyat, dilbilim ve kültür tarihi kitapları oluşturuyor. Raflarda ayrıca çizgi romanlardan polisiye romanlara uzanan, yazarın entelektüel merakını ortaya koyan çok sayıda eser bulunuyor. Üniversite, Eco’nun kırsaldaki evinde yer alan yaklaşık 11 bin ciltlik ikinci koleksiyonun da ilerleyen dönemde Bologna’ya taşınmasını planlıyor.
Biblioteca Eco, yalnızca bir arşiv olarak değil, aynı zamanda araştırmacılar için aktif bir çalışma merkezi olarak hizmet verecek. İlk aşamada koleksiyondan yararlanmak ve rehberli turlara katılmak isteyen ziyaretçilerin önceden rezervasyon yaptırması gerekiyor.
Açılış, Eco’nun ölümünün onuncu yılı dolayısıyla düzenlenen uluslararası etkinliklerle eş zamanlı gerçekleştirildi. Yazar, vasiyetinde ölümünden sonraki on yıl boyunca adına konferans düzenlenmemesini istemişti. Bu sürenin sona ermesinin ardından Bologna Üniversitesi hem uluslararası bir sempozyum düzenledi hem de Eco’nun kişisel kütüphanesini kalıcı olarak araştırmacıların erişimine sundu.
Gülün Adı, Foucault Sarkacı ve Prag Mezarlığı gibi romanlarıyla dünya çapında tanınan Umberto Eco, aynı zamanda 20. yüzyılın en etkili göstergebilim kuramcıları arasında gösteriliyor. Bologna’da açılan Biblioteca Eco ise, yazarın yalnızca eserlerini değil, o eserleri besleyen okuma dünyasını ve düşünsel birikimini de gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlıyor.
