Türk şiirinin son yarım yüzyılına vicdanı, inancı ve insanlık tasavvuruyla damga vuran Erdem Bayazıt, aramızdan ayrılışının yıl dönümünde saygı, rahmet ve özlemle anılıyor.
1939 yılında Kahramanmaraş’ta dünyaya gelen Bayazıt, yalnızca güçlü şiirleriyle değil; düşünce dünyası, medeniyet tasavvuru ve entelektüel duruşuyla da Türk edebiyatında müstesna bir yer edindi. Cahit Zarifoğlu, Rasim Özdenören, Alaeddin Özdenören, Nuri Pakdil ve Akif İnan gibi isimlerle aynı kültür ikliminde yetişen şair, “Yedi Güzel Adam” kuşağının en güçlü seslerinden biri olarak hafızalara kazındı.
Onun şiiri, bireysel duyuşun ötesine geçerek çağının acılarına, savaşlarına, sürgünlerine ve adaletsizliklerine tanıklık etti. Bosna’dan Filistin’e, Afganistan’dan Kudüs’e uzanan geniş bir coğrafyada insanın onurunu ve direncini dile getiren Bayazıt, şiiri bir estetik uğraş olmanın yanı sıra ahlaki bir sorumluluk olarak gördü. Bu yönüyle eserleri, yalnızca yazıldığı dönemin değil, bugünün de vicdanını diri tutmaya devam ediyor.
“Sebeb Ey” ve “Risaleler” başta olmak üzere kaleme aldığı eserlerde modern insanın yalnızlığını, inancın dönüştürücü gücünü ve hakikat arayışını kendine özgü bir lirizmle işleyen şair, sade fakat derinlikli diliyle kuşaklar boyunca okunan isimler arasında yer aldı.
5 Temmuz 2008’de aramızdan ayrılan Erdem Bayazıt, ardında şiirle yoğrulmuş, hakikat ve adalet arayışını besleyen kalıcı bir edebî miras bıraktı.
Bugün onu anarken, dizelerinde yankılanan hakikat arayışını, insan ve medeniyet tasavvurunu yeniden hatırlıyor; Türk şiirinin unutulmaz sesi Erdem Bayazıt’ı rahmetle yâd ediyoruz
