14:27 Burası Bir Şiir

İsmet Özel-Jazz

Modern insanın ruh hâli çoğu zaman görünmez bir telaşın içinde şekillenir. Yetişilmesi gereken işler, tutulması gereken sözler, ödenmesi gereken borçlar, kaçırılmaması gereken vapurlar… Gündelik hayatın sıradan gibi görünen baskıları, insanın iç dünyasında büyüyerek varoluşsal bir sıkışmaya dönüşür. Şair bu şiirde, bireyin omuzlarına yüklenen kaygıları ironik, yer yer absürt, yer yer trajik bir dille dile getiriyor. Bir vapuru kaçırmaktan kuyuya düşen bir çocuğun ölümüne uzanan dizeler, modern hayatın hızını ve insanın bu hız karşısındaki çaresizliğini çarpıcı imgelerle görünür kılıyor. Sürekli çoğalan “gerek”lerin ve cevabı bulunamayan “niçin”lerin arasında şiir, okurunu insan olmanın ağırlığıyla yüz yüze bırakıyor.

Bu vapuru kaçırırsam beni belki de cinnet basar

belki kanser olurum bu yıl sınıfta kalırsam

nöbette uyursam eğer kitaplarımı yakarlar

etimde şirpençe çıkar bu kızı alamazsam

bu işi bitiremezsem şehirden beni kovarlar

izin kağıdım yanar konuşacak olursam

bu senet bankalar kapanmadan

ruhumun rengini kapatmayacak olursa

ölür kuyuya düşen çocuk

çocuğun mercan saati çatlar mutlaka

koşup haber vermeliyim

yetkili memura

bahar geliyor, ilerliyor yeminler

alnımı kapıp getirmeliyim

denizi karşılamaya

kırlangıcın kanadındaki kezzap

leylakta sıkışan buhar için

nabzımı bulmalıyım nerede bulacaksam

nabzımı çünkü ben kasadan fiş alarak

yağmuru, selvileri zor durumda bıraktım

benim yongalarımdan yapıldı bu çelenkler

ben papatyaları şımartmadım diye oldu

Mata Hari’ler casus, Al Capone’lar gangster

inmem gerek gözbebeklerimin altına

beynimin ortasına büzülmeliyim

genşeyip kımıldayabilirim oradan sonra

dum di dum

duridum dubida

kendi kalbimle zamanım arasındaki sarkaç

püskürtüyor beni dünyaya

bırakıyorum zerreciklerime kadar emsin beni

Atlantik ve Pasifik ve beş kıta

koşmam gerek

yetişmem gerek yazgıma

tutmam gerek, sormam gerek, bilmem gerek

esenlemem, kargışlamam, irkitmem gerek niçin

niçin, niçin, niçin

kuyuya düşen çocuk niçin ölmesin

Close