Oyuncu Serkan Keskin’in sahnelediği Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda tiyatroseverlerle buluştu. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın klasikleşen romanından uyarlanan oyun, modernleşme, zaman ve toplum üzerine yaptığı ince göndermelerle izleyiciden büyük ilgi gördü.
Türk edebiyatının klasik eserlerinden biri kabul edilen Ahmet Hamdi Tanpınar’ın aynı adlı romanından uyarlanan Saatleri Ayarlama Enstitüsü, İstanbul’da tiyatroseverlerle buluştu. Oyun, 13 Haziran’da Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahnelendi.
Serkan Keskin’in tek kişilik performansıyla hayat verdiği yapım, sanatseverlerden yoğun ilgi gördü. Yaklaşık 115 dakika süren oyun, Serdar Biliş tarafından tiyatroya uyarlandı. Yönetmen koltuğunda da oturan Biliş, Tanpınar’ın zamana, modernleşmeye ve toplumsal dönüşüme dair eleştirilerini çağdaş bir sahne diliyle yorumluyor. Oyunun müzikleri ise piyanist ve besteci Tuluğ Tırpan’ın imzasını taşıyor.
Turnesine devam edecek olan Saatleri Ayarlama Enstitüsü, 18 Haziran’da Kocaeli’de, 5 Temmuz’da Bursa’da, 22 Temmuz’da Ankara’da ve 8 Eylül’de Adana’da seyirciyle buluşacak.
OYUN HAKKINDA
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Doğu ile Batı, eski ile yeni, gelenek ile modernlik arasında gidip gelen bireyi ironik ve derinlikli bir anlatımla ele aldığı ölümsüz eseri Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Serkan Keskin’in çok sayıda karaktere hayat verdiği etkileyici bir oyunculuk performansıyla sahneye taşınıyor. Sinema ve tiyatro öğelerini bir araya getiren çağdaş uyarlama, izleyiciyi Hayri İrdal’ın sıra dışı dünyasına davet ediyor.
Romanın başkahramanı Hayri İrdal, çocukluğunu İstanbul’un yoksul mahallelerinde, aile yadigârı bir ayaklı saatin gölgesinde geçirir. Zaman kavramına duyduğu ilgi, onu saat ustası Nuri Efendi’nin yanına götürür. Ancak Hayri’nin yolculuğu yalnızca saatlerin dünyasında değil, aynı zamanda gelenek ile modernlik arasında sıkışmış bir toplumun ve bireyin iç dünyasında da ilerler. Geçmişin alışkanlıklarıyla yeni dünyanın beklentileri arasında kalan Hayri İrdal’ın hikâyesi, mizah ile hüznü iç içe geçirerek Türkiye’nin modernleşme serüvenine ayna tutar.
