12:13 Burası Bir Kitap

Orhan Kemal- Murtaza

Burası bir kitap ve bu kitap Orhan Kemal’in Murtaza adlı romanı.

Orhan Kemal denilince akla Çukurova gelir elbette, yoksulluk gelir; fabrikalar, işçiler, gariban mahalleler, futbolcu olmak isteyen çocuklar, ev içi kavgaları, bir de bekçiler. Orhan Kemal’in Adana’da doğması ve büyümesi, İstanbul’da kitapları çok satmadığı için hiçbir zaman refaha kavuşamamış olması elbette bunda etkilidir. Orhan Kemal bildiği, gördüğü, yaşadığı, dinlediği hayatı yazmıştır. Onun edebiyatı propagandist bir edebiyat değildir, içinde bulunduğu hayatı yansıtan, gerçeği gösteren, insanı anlamaya çalışan bir edebiyattır. Onun için Orhan Kemal’in edebiyatının merkezinde ideolojiler, büyük davalar yoktur; insan vardır, sadece insan, her yönüyle insan. Yine aynı sebepten onun insanları bütünüyle kendisidir, her yönüyle ortadadır; zavallılığıyla olduğu kadar suçlarıyla, iyilikleriyle olduğu kadar günahlarıyla, ciddiyetiyle olduğu kadar komiklikleriyle ve bu komiklikler, ciddilikler, günahlar, iyilikler asla yapay değildir, gündelik hayatın içinde nasıl ve ne kadar olacaksa o kadardır. Yani Orhan Kemal komik bir karakter veya kötü bir karakter yazmak için oynatmaz kalemini, o bir insanı anlatır ve insanın hayatında neyden ne kadar varsa o kadar yer alır eserde. Orhan Kemal’in karakterleri bir yanıyla gridir bu yüzden, siyah ve beyaz ayrımı çok da keskin değildir, herkes kadar iyidir herkes kadar kötü karakterleri.

Orhan Kemal’in Murtazası ise bir bekçi, “Yukarıda Allah, Ankara’da devlet hem de hükümet, burada da ben” sözüyle meşhur mahallede, işine sadık, vazifesini kutsal görmekte. Murtaza tam da bu kısmın hikâyesini anlatıyor. Vazifenin kutsallığı ve önemi üzerinde başka hiçbir güç taşımaz mı? İnsanlık, sevgi, aile, dostluk gibi kavramlar vazifeyle karşı karşıya geldiğinde hangisi baskın çıkacaktır veya çıkmalıdır? Murtaza bu bakımdan çevresi ve ailesi için zor biridir, hepsi vazifenin yanında silik kalmıştır Murtaza için.

Orhan Kemal, Murtaza romanıyla Türk edebiyatına damga vurmuştur, asla ölmeyecek bir karakter var etmiştir. Yazıldığı günden bu yana filmlere, tiyatrolara uyarlanan eser güncelliğini korumaktadır ve koruyacaktır. Çünkü Murtaza bizdendir, bize yakındır ve ikilemleri, buhranları, hayal kırıklıklarıyla, hatalarıyla herkesin hayatından bir parça taşımaktadır.

“Bu Murtaza eder mi sanarsın rüşvete tenezzül? Yerim dişlerimi, tükürürüm kan, derim içtim kızılcık şerbeti. Etse idim tenezzül, kalır idim memleketimde, dinler idim çan seslerini gâvurun!”

Close