20:16 Burası Bir Kitap

İsmail Kılıçarslan-Amerika Sen Busun

Burası bir kitap ve bu kitap İsmail Kılıçarslan’ın Amerika Sen Busun kitabıdır. Çünkü vicdanı olan herkes için Amerika hâlâ dünyanın başına gelmiş en büyük musibetlerden biridir.

Söz konusu tür protest olduğunda en müsait yazı formu belki de şiirdir. Şiir hem bağırandır hem de saklayan, şair hem sesi en gür çıkandır hem de söylediğinin arkasına daha ne sözleri saklayabilen kişidir. O nedenle şiir okumak diğer türlere nazaran daha zordur ve daha dikkat ister. Okur dikkatli okumadığı sürece şiirden gerekli verimi alamaz.

İsmail Kılıçarslan’ın şiiri ise kendine has bir tarza sahiptir, haykırır, saklar, açığa vurur, söyler, gösterir. Ritme sahiptir, hızlıdır, bu hız da okurdan hususi bir dikkat, ayrı bir titizlik ister. Amerika Sen Busun, dizelerine Amerika’yı, bugünün dünyasına bütünüyle serpiştirir, ne ki ritme kapılarak hızlıca geçildiğinde okur şiirin zenginliğine ve kapsayıcılığına vakıf olamayabilir.

Yine şiirde de dendiği gibi Türk şiiri politiktir, kızgındır Türk şiiri. Şair de bu öfkeden payına düşeni alır. Elbette şiir okuru da kızgın olmalıdır. Çünkü Amerika ve temsil ettiği medeniyet, insanların öfkesini celp etmiyorsa o insanlar tam da Amerika ve temsil ettiği medeniyetin yetiştirmek istediği insanlardan olmuşlardır: Bencil, umursamaz, duyarsız, önüne ne verilirse yiyen, modern dünyaya zihinsel ve kalbi olarak teslim olmuş, köle ruhlu.

Tahmin zor olmamalı, Amerika kitapta ve şiirde hem ülke olarak Amerika’dır hem de sembolik bir işarettir. Yani Amerika’ya denilen her şey aslında İsrail’e de, Batı medeniyetine de denilmektedir. Amerika aynı zamanda İsrail’dir, aynı zamanda Avrupa’dır. Ve onlara karşı çıkmak, onların karşısında konumlanmak hem dinin hem vicdanın hem de insanlığın herkese yüklediği herkesten beklediği bir görev, yükümlülük, sorumluluktur. Şair, Amerika Sen Busun’u yazarak sorumluluğunu yerine getirmiş, konumuna herkesi ve Allah’ı şahit tutmuştur. Okur da aynısını yapmalıdır.

“kendimi tanıtmama izin verin: bendeniz birinci sınıf deniz piyadesi morrison

adalet savaşçısı büyük ordumuzun adalet dağıtan şerefli bir üyesi

öyleydim yani eskiden şimdi bir barda ölmeye çabalayan bir barda bir barbar

beyaz tenli beyaz topuklu beyaz kızları babalarının önünde çok beyaz

michael, jackson, elton, john ve ben, çok beyaz çok barbar çok şizofren

ah sevgili dostlarım böyle anlatmamışlardı ki bize üç kralda orayı

bir akşam, çölde bir akşam, kızgın çölde bir akşam, kızgın kumlu çölde bir akşam

lanet olsun dostum tam da müthiş bir partinin orta yerinde tam da flash royal

birdendire flash, birdenbire hastane ve uzun bacaklı amerikan hemşireleri

şimdi bir barda bir barbar, bacağı yok, sevgilisi yok, umudu yok bir barda bir barbar

lanet olsun dostum ha, barış ve adalet götürmeye gitmişken, lanet olsun o çöle”

Close