10:21 Haber

İskender Pala’nın Yeni Romanı: Soygun

Türkiye’nin en çok satan ve en üretken yazarlarından İskender Pala’nın merakla beklenen yeni romanı çıktı. Soygun isimli roman 1826 yılının Osmanlı topraklarında geçiyor.

Zindanda bir müderrisin, arastada bir mücellitin, Kapalıçarşı’da bir elmastıraşın bir hırsızla birlikte sarayın en değerli mücevherlerini çalmaları gerekiyor. Ama hırsızın âşık olması işleri biraz zorlaştırıyor. İskender Pala bu kez bir soygun hikâyesi üzerinden insanı anlatıyor. Osmanlı topraklarına bir kez daha doğrultuyor kalemini, tarihin sadece romancıların görebileceği sayfalarından büyük bir hikâye devşiriyor.

“Masalları artık değiştirmek lazım dostum, ormanın kralı artık aslan değil tilki olmalı” cümlesiyle başlayan romanın arka kapak metninden tadımlık bir bölüm şu şekilde:

“Serpintili yağmur ve sert rüzgâr altında sadaret landosu Bab-ı Hümayun’dan dörtnala girdi.

Ayasofya müezzinleri akşam ezanını okuyordu; Haydin kurtuluşa!… Kurtulabilecek miydi acaba? Daha üç saat evvel çıktığı kapıdan tekrar girerken içindeki duygular karmakarışıktı. Cuma selamlığından sonra Sultan Mahmut Hazretleri başının ağrıdığından şikâyetle bir parça istirahat edeceğini söylemiş, o da Paşakapısı’na dönmüştü. Padişahı düşündü. Zavallı adam, tek başına bir ülkeyi ayakta tutmaya çalışıyordu. Mektepler açtırıyor, ıslahatlar yaptırıyor, ülkeyi kalkındırmaya çalışıyordu. Ama zaman, mutsuz insanlar zamanıydı. Halkı fikren çatlamış, herkes birbirine çemkirir olmuştu. Devlet aleyhine çalışan şer şebekeleri her yandaydı. Yüzyıllarca ülkenin şanı ve şerefi olmuş Hacı Bektaş’ın kutsal kazanı yine devrilmiş, ordu ile millet karşı karşıya gelmişti.”

İskender Pala yeni romanıyla da zirvedeki yerini korumayı sürdürüyor.

Close