16:42 Burası Bir Şiir

Cevdet Karal-İlahiyat Fakültesinin Bahçesindeki Ceset

Modern insanın inşa ettiği kurumlar, zamanla kendi hakikatini örten birer kabuğa dönüşür. Akademinin dili, dinin temsili, şehrin beton hafızası… Hepsi, görünürde düzen kurarken içeride bir çürümenin izlerini taşır. Bu şiir, tam da o örtünün altına eğilerek konuşuyor. İroniyle sertleşen, öfkeyle keskinleşen bir dille; entelektüel gösterişi, kutsalın bürokratikleşmesini ve taşraya sıkışmış bir zihnin yankılarını aynı sahnede buluşturuyor. Okuru rahatsız etmekten çekinmeyen bu metin, bir cesedin etrafında dolaşırken aslında diri olanın ne kadar ölü, ölü olanın ne kadar diri olabileceğini sorguluyor.

çimenler üzerindeki şu ceset

boğularak öldürülmüş beyler

göbeği bir konuşma balonunu andıran

saygıdeğer profesörlerin

bir sempozyum için londra’ya uçarken

taktığı kravatla muhtemelen

o cesidi size ben gösteriyorum

camiyi bahçeden ayıran tel örgüler

tanrı bir lord kılığında

içeri süzülebilse güvenlikten

ya da bir kasaba vaizi

diyanetten onaylı

yardım makbuzları elinde

onu muteber bir ansiklopediye defnedecekler

yaşlı iki yardımcı doçentle birlikte

ve sadece

yağmurdan sonra okunabilen harfler

sadece

kazıyacak birkaç kelime

taşradan yeni gelmiş öğrencilerin

düşünen adam heykeli gibi

tünedikleri, betondan dökülmüş banka

bir mezar taşını andırır ne de olsa

yeryüzüne fırlattığım şairler

delilik cevheriyle

şaşkınlar

sözüm size

uzamış dilleri dans edenleri

yakası ilikli gömleğinde

metafiziğe süikast düzenleyenleri merdivenlerde

çarmıha çakmak için toplaşanları bir de

er meydanına babasız ineni

kafası dipnot asteriski

büyüklüğündeki bilgeleri

tutup sürükleyin

şaşkınlar sözüm size

kravatlarından asın

çaput bağlanmış bir türbe gibi

boğaz köprüsüne

imza topladık

yakında af var diyor günahkârlar

cerrahların unuttuğu bir neşter gibi aklımızda allah

sur borusu

dekanlık binasından üflenecek biiznillah

benimse

akıttığı kanla hızlanan bir hayatım oldu

altı bıçakla çizilmiş satırlar tevazu

yaşıyor oluşumu tek verdiğim nefes hayra yordu

bilenlerin şakağında bir soru

kursaklarad bir heves

ölü bulundu.

Close