02:09 Haber

Leipzig Kitap Ödülü’ne layık görülen Almanya Masalımız İlk Kez Türkçede

Almanya’nın saygın edebiyat ödüllerinden Leipzig Kitap Ödülü’ne layık görülen Almanya Masalımız, Kafka Kitap tarafından ilk kez Türkçede.

Şair ve tiyatrocu Dinçer Güçyeter’in ilk romanı olan eser, bir aileyi üç kuşak üzerinden anlatırken aynı zamanda misafir işçilik olarak adlandırılan Türkiye’den Almanya’ya işçi göçünü ele alıyor. Bu yönüyle toplumsal ve tarihi bir roman olma özelliği taşıyor.

Almanya’da büyük yankı uyandıran ve Almanya’nın en saygın edebiyat ödüllerinden Leipzig Kitap Ödülü başta olmak üzere birçok ödüle layık görülen roman, Halil Özgen Asal çevirisiyle Kafka Kitap tarafından Türkçede yayımlandı. Almanca özgün adı Unser Deutschlandmärchen olan roman, yayımlandığı günden itibaren farklı dillere çevrildi.

Arka Kapak Yazısından

“Hâlâ kendi dilimi arıyorum, bulduklarımı da hurda niyetine yol kenarına bırakıp kendimi tekrar dışarı, sokaklara, gecelere atıyorum, yeniyi arıyorum… Bugün iki çocuk babasıyım, bir yayınevim var, kapı kollarını siliyorum, Walt Whitman gibi şiir satmaya çalışıyorum ve hep eksidekalıyorum. Ama bu benim seçimimdi, böyle yapmaya ben karar verdim ve bunun için başkalarından özür dilemeyi reddediyorum. Bu deliliğin arkasında durmak istiyorum çünkü eğer öyle yapmazsam bu hayat yolculuğu boyunca heybemde topladığım her şeye ihanet etmiş olurum.”

Gurbetin, emeğin, vazgeçişlerin, kendini bir yere ait hissedemeyenlerin ortak adıdır “misafir işçi”. Dilini bilmediğin büsbütün yabancı bir ülkede var olmaya değil, çalışmaya davet edilirsin. canını dişine takar, terinle kimliğini kazırsın buz gibi soğuk duvarlara. Ama ne uğruna? O güzel günler gerçekten gelecek mi, bilmezsin bile.

Almanya Masalımız, işte böyle bir dünyanın mahsulü; iç içe geçen seslerin yankılandığı çoksesli bir hikâye. Birden çok kuşağa ait kadınlar ve Almanya’da doğmuş bir oğul, geçmişin yükünü güçlü imgelerle örülmüş ortak bir dile taşırken monologlar, diyaloglar, rüyalar ve dualar birbirine karışıyor.

Güçyeter, hayatına yön veren iki kadının yaşamı üzerinden emekle yoğrulmuş bir dünyayı şiirsel diliyle görünür kılarken tarlaların buğusundan fabrikaların gürültüsüne, memleket hasretiyle geçen yıllardan kaybolan aidiyet duygusuna uzanan bir yaşama ayna tutuyor.

Almanya’nın en prestijli edebiyat ödüllerinden Leipzig Kitap Ödülü’ne layık görülen bu eser, iki ülke, iki dil ve iki dünya arasında bir köprü kuruyor.

Close