Türk edebiyatında “gelenek” kavramı sizce bir yük mü, bir imkân mı, yoksa her kuşağın yeniden tanımlamak zorunda olduğu bir alan mı? Bugün yazan bir yazar için gelenekle kurulan ilişki nasıl olmalı?
Gelenek kavramının bir yükten ziyade imkân olduğuna inanıyorum. Zira gelenekler her ne kadar geçmişten bu yana süregelen alışkanlıklar da olsa devam ettirilmesi zorunlu değil. Edebiyatta da her yazar kendinden önceki dönem yazarlarından etkilense de netice de kendi sesini buluyor ya da yazıya dair yeni denemeler yapıyor. Bu sebeple kimse için geleneği kamburu olmuyor diye düşünüyorum. Gelenek bence yazar için iki çeşit imkân sağlıyor. İlki gelenekte var olan ve eleştirilmesi gereken her türlü şey metinlerin konusu olabilmesi. Bir yazı türünün eleştirilmesinden gelenekte var olan cahilce bir âdetin eleştirilmesine kadar uzanan geniş bir yelpazeye sahip bu alan. Öte yandan geleneksel metinlerimizi merkeze aldığımızda yazar için büyük bir imkân sunuyor. Özellikle son zamanlarda kadim metinlere gönderme yapan hatta çoğunu yeniden yazan pek çok örnek görürüz. Geleneksel metinler içerik olarak yazara ciddi bir imkân sağlamakta. Yazı biçimleri kısmından bakacak olursak da batılı ya da yeni pek çok biçim deneniyor ve yazar kendine ait en iyi söyleme aracını bir şekilde buluyor. Bu denemeleri yaparken kimsenin gelenekten kopmamak gibi bir kaygısı da olmuyor. Fakat ben ister içerik ister de biçim olarak edebiyatta en iyi söylem tarzının geleneksel yöntemlerle oluşturulabileceğine inanıyorum. Çünkü geleneksel olan kendinden izler taşır ve edebi tarihte de hep kendinden izler taşıyan, özüne dönen eserlerin kıymetlendiğini görürüz. Buna en bilindik örnek olarak Yüzyıllık Yalnızlık’ı gösterebilirim. Bildiğimiz gibi Gabriel Garcia babaannesinden dinlediği hikâyeler sayesinde yazdığı bir eser olduğunu söyler Yüzyıllık Yalnızlık’ın. Her ne kadar yeni söylem şekilleri, döneme uygun yazı biçimlerinin denenmesinden yana olsam da bir yazarın gelenek ile bağını da koruması gerektiğine inanıyorum. Kendi geleneğine ne kadar hâkim olursa, yeniliklerle harmanlandığı geleneğin ortaya çıkaracağı eser o kadar iyi olur.
