Bize Victor Hugo’nun Sefiller romanını söyledi.
Çünkü kısmını şöyle anlattı:
Çünkü Sefiller adaletsizliğe karşı bir saldırı.
İnsanların küçük suçlardan dolayı küreğe mahkûm edildiği, hafifletici sebeplerin umursanmadığı, cezanın ıslah etmek üzerine değil de salt cezalandırmak, acı çektirmek üzerine kurulduğu vicdansız bir adalet sistemini ifşa ediyor Sefiller. Victor Hogu toplumu eleştirir, bu sistemi onlar var etmiştir ve şimdi de izlemektedirler, rahatsız olmamakta, müdahale etmemekte, etmeyi de düşünmemektedirler. Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın düsturu toplumun hayat düsturu olmuştu
Ve bu sisteme, cezalandırmaya rağmen Valjean ıslah oluyor, tıpkı bir aziz kadar iyi bir insan oluyor. Victor Hugo’nun insana dair taşıdığı umut romanda beni en çok büyüleyen nokta olmuştur. Hugo dini açıdan da ele alır meseleyi. Psikopos Myriel aziz mertebesinde bir adamdır ve Valjean üzerinde tesir eder, Valjean’ı hayırsever birine dönüştürür, onu topluma kazandırır, nefret dolu bir kalbe değil de sevgi dolu bir kalbe sahip biri yapar onu. Ve adeta bir misyon gibi Valjean da yüklüyor bu vazifeyi, o da başkalarının iyi biri olmasını sağlıyor.
Sefiller şaheser. Çok fazla tesadüfe yer verse de şaheser. Klasik romanlar içinde yeri çok ayrı. Her zaman okunacağına da eminim.
