Burası bir kitap ve bu kitap Necip Mahfuz’un Muhterem Efendim romanı. Çünkü herkes hırslıdır ve herkes hırsına yenik düşebilir.
Bir unvan taşımak ne kadar önemli olabilir? İnsan hayatını bir unvan peşinde harcayabilir veya sürükleyebilir mi?
Osman Bayyumi bir memurdur, zekidir, çalışkandır ama yoksullukla büyümüş, hayatının çeşitli evrelerinde aşağılanmıştır. O nedenle hayattaki en büyük arzusu işinde yükselmek ve Muhterem Efendimiz şeklinde anılmaktır. Hayatının merkezinde bu hitap vardır, attığı her adımı bu hitabı kazanacağı şekilde atmaya çalışmaktadır, eğer karşısına çıkan bir şey güzel olsa bile bu hitabı kazanmasına faydalı olmayacaksa onunla ilgilenmemekte, ona sırtını çevirmektedir.
Osman Bayyumi ancak yükseldiğinde, Muhterem Efendimiz diye anıldığında toplumda yer edinebileceğini düşünmektedir. Yıllar boyunca görmedikleri, aşağıladıkları adamı mecburen artık görecekler, ona saygı duyacaklardır. Ki Osman Bayyumi bunu zaten hak etmektedir, onlar yanılgı içindedir.
Fakat hayat başarıyla ölçülebilen bir şey midir? Erdemli ve ahlaklı olmak ile başarılı olmak arasında nasıl bir ilişki vardır? Başarılı olmak mı yoksa ahlaklı olmak mı önemlidir? İnsan zihninde oluşturduğu başarı kıstası, hayatını güzel, anlamlı geçirmesine yetecek midir?
Hayat tek bir veche ile ele alınamayacağından insan bir odak noktası ile hayatı kesiştirdiğinde bu sefer türlü güzelliklerden mahrum kalmakta, birçok treni kaçırmakta ve geriye dönmek istediğinde treni görememekte, yaşı müsaade etmemekte veya da mevcut konumu içindeki yolculuk arzusunu yok etmiş durumda bulabilmektedir kendini. Geleceği bugüne perde yaparak yaşadığımızda, bugünü ıskalamış olabilmekteyiz. Geleceğe vardığımızda ve başardığımızda geçmişin yaşanamamışlığı, kaçan fırsatlar bu sefer de gelecekteki bugünümüzü acıyla doldurmakta, mutlak tatmin duygusu yaşamamıza izin vermemektedir.
Muhterem Efendim herkesi ilgilendirmesi, herkese bir yanıyla ayna tutabilmesi yönüyle okunmayı hak eden bir kitap.
