Yazı

Yazı

Mehmet Ali Tek- Evladiyelik Zihnin İnşası

İnsan belirli aralıklarda görme ve işitme özelliklerine sahip. Bu sahip olduğu özellik onu sınırlandıran bir özellik gibi görünse de hakikatte bir anlam inşası için verilmiş kesbiliği içerir. Evladiyelik bir zihnin inşası ruha, kalbe ve bedene yöneliktir.  İlişkilerimizin sıhhatinin sınırını kendi...

Read More →

Yazı

İbrahim Şaşma- Mitlerin İzinde Aşk

İnsan, yeryüzünde yürümeye başladığı günden beri yalnızca toprağın değil, kendi kalbinin de izini sürmüştür. Belki bu yüzden mitler doğmuştur. Gökyüzüne bakıp yıldızlara hikâyeler yükleyen, denizin köpüğünde tanrıçalar gören, dağların ardında ölümsüzlerin yaşadığına inanan insan; aslında...

Read More →

Yazı

Cemal Süreya- Bir Şair: Ahmed Arif

Hasretinden Prangalar Eskittim kitabıyla Ahmed Arifin şiiri de gün ışı­ğına çıktı. Böylece Ahmed Arifin Türk şiirinde zaten öteden beri sağlamış bulunduğu yer, okurun gözünde de matematik bir kesinlik kazandı. Sanırım, bu yer, bundan sonra en az tartışılır yerlerden biri olarak kala­ caktır. Şu...

Read More →

Yazı

İbrahim Şaşma- Reşat Nuri Edebiyatında Kadın

Reşat Nuri Güntekin’in romanlarına biraz dikkatle bakıldığında, kadınların hikâyelerin kıyısında duran, olup biteni seyreden kişiler olmadığını görürüz. Onlar, çoğu zaman romanın yükünü sessizce taşıyan, hikâyenin yönünü değiştiren, bazen de yalnız kendi kaderleriyle değil, içinde yaşadıkları...

Read More →

Yazı

Mehmet Ali Tek- İnsanın Özgünlüğe İhtiyacı

Teknoloji çağının temel sorunu bir şeyleri sorgulama gereği bile duymadan kabul etmek. Bir sorgulama, soru sorma, kendine sorular sorma, her adımda gerekli olan bir şey. Hayatın sağlaması, hayatta karşılaşılan şeylere ve kendimize sorular sormakla gerçekleşir. “Neden” sorusunun olmadığı bir yerde hiçbir...

Read More →

Yazı

Marguerite Duras- Bir Karasineğin Yaşamının Son Dakikaları

İlk kez, benim hakkımda bir film yapan Michelle Porte’a anlattığım bir öyküyü anlatmak isterim size.   Öykünün o aşamasında, büyük eve bağlantılı olan ‘küçük’ evde, kiler denen yerde bulunuyordum. Yalnızdım. Michelle Porte’u o kilerde bekliyordum. Böyle dingin ve boş yerlerde sık sık kalırım....

Read More →

Yazı

Mehmet Ali Tek- Niteliğin Kıyısında Derinliğin Keşfi

Yön tayini krizi, yönsüzlük krizi yaşayanlar niceliğin kıyısında yaşarlar. Ancak bir merkeze sahip olanlar yön tayini belirleyebilirler. Yön tayini belirlemek için, aynı yöne birlikte bakabilecek insanları bulmalıyız. Çepere takılı kalanlar merkeze ulaşamazlar. Yön tayinini kaybedenler niteliği kaybederler. Bu...

Read More →

Yazı

Mehmet Ali Tek- Anmak/ Anılmak/ Anlamak Üzerine

Anadolu’da Rasulullah (as) söz konusu olduğunda öncelikle sevgi ve muhabbet bağı üzerinden kurulan bir bağ ön plana çıkar. Bunda menkıbe, kıssa, megaziler (cenknameler) ve mevlid-i şerif’in çok büyük rolü vardır. O’na dair ayet ve hadisler üzerinden de sahabenin onunla kurduğu ilişki yine sevgi ve gönül...

Read More →

Yazı

İlhan Berk-Yazmak Yaşamak

Ya yazmaktan ne anlıyorum? Beni ortaya koymasını, bana tanık olmasını dedim. Bir kişi, bir birey olmak istemekten başka ne demektir bu? Evet, yazmaktan anladığım bu işte: Bir birey olmak. Yazmayı böyle anladığıma göre ya yaşamaktan ne anlıyorum? Nedir yaşamak? Yaşamak benim için dünyayı algılamak, kavramak,...

Read More →

Yazı

Celâl Fedai’den Şiir ve Metafizik Üzerine Bir Alıntı

Şiir ve metafizik, bırakalım birlikte anılıp algılanmayı bir başlarına durduklarında bile uzak bir diyardan nasıl olmuşsa kalkıp gelmiş birer istenmeyen konuk olageldi insan neslinin ekseriyeti için. Geçmiş çağlarda da durum bugünden pek farklı değildi. Şiirin ve metafiziğin konuk oluşları hiç değişmedi. Bana...

Read More →
↑
Close