Muharrem Demirci’ye “Ne Okusak?” diye sorduk. Demirci bize Turgut Uyar’ın Bir Şiirden kitabını tavsiye etti.
“Şiir üzerine, gerçekten yeni olan şiirle, yeni bir şeyler öğrenebiliriz ancak; şiir üzerine yazılanlarla değil.” diye yazıyor Turgut Uyar sık sık dönüp baktığım Bir Şiirden’in ön sözünde. Sonra şiir üzerine yazıları geliyor.
Uyar, kitabında Abdülhak Hâmit’ten Cemal Kırca’ya 21 şairden seçtiği 21 şiirle Cumhuriyet Dönemi Türk şiirinin panoramasını veriyor. Hacim olarak küçük olmasına rağmen bu dönemi anlatan en iyi kitaplardan biridir Bir Şiirden. Çünkü Uyar meseleye içerden bakar. Şair sezgileri, şiiri kavrayışındaki feraset ele aldığı isimleri şiir tarihimizde yerli yerine oturtur. Aslında şiir eleştirimizde bu durum şaşırtıcı değildir; şiir eleştirimiz, şair olmayan birkaç istisna dışında gene şairlerin omuzlarındadır. Uyar hem yeni ve büyük bir şiir yazmış hem de yeni ve büyük bir şiire yazılarıyla zemin hazırlamıştır.
Kitapta Turgut Uyar’ın şairlere olan sevgisi de oldukça dikkat çekicidir. Kıyasıya eleştirdiği şairlere duyduğu derin muhabbet satır aralarından kendini gösterir. Bu denge de ancak şaire ve şiire, Türkçeye kuvvetli bağlılıkla açıklanabilir. Bağlılık demişken Uyar’ın ön söze attığı başlığa da bakmak gerekiyor: Zincir. Uyar şairleri, şiirleri, şiir anlayışlarını halkalarla birbirine eklemleyerek özlü üslûbu (dil devrimiyle gelen birkaç tatsız tınıyı istisna tutarak) ve derin kavrayışıyla Cumhuriyet Dönemi Türk şiiri için kuvvetli bir zincir veriyor bize. Biz zinciri ellerimizde evirip çevirirken Uyar’ın dediği gibi “yeni bir büyük şair bütün bu boşuna çabalara uzaktan gülümsemekte olacak” zincire yeni bir halka olarak.
